Avrupa'da ki "bizim" siyasetçilerimiz
23.10.2008: Referans Gazetesi
Zeynel Lüle
AVRUPA'daki Türk kökenli politikacılar, sadece bulundukları ülkenin ya da bölgenin sorunlarına karşı değil, aynı zamanda "Anavatan" olan Türkiye'nin sorunlarıyla da yakından ilgililer. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dışişleri bakanlığı görevi yürütürken bu insanları Türkiye'nin sorunları konusunda bilgilendirmiş ve onların da duyarlılığını bildiği için Ankara'da bu konuda geniş katılımlı bir toplantı düzenlemişti. Avrupa'nın Türk kökenli politikacıları, daha sonra Türkiye'nin "dış politika"sında önemli yeri olan Kıbrıs sorunu konusunda duyarlılıklarını göstermişler, KKTC'ye giderek Kıbrıslı Türklerin sesini Avrupa'da duyurmanın yollarını aramışlardı. Avrupa'nın hemen hemen tüm ülkelerinde çeşitli yerlerde görev yapan Türk kökenli siyasetçiler oldukça donanımlı. Alıştığımız "eski siyasetçi"lerden değiller. Bir kere her biri bir kaç dil biliyor. Dünya meselelerini sürekli takip ediyorlar. Sadece kendi bölgelerinin sorunlarına değil, dünya sorunlarına da ilgililer.
Claudia Roth ambargoyu delmişti KKTC'ye yaptıkları ziyaret sonrası, bulundukları ülke parlamentolarında bir çok Kıbrıs tartışmasının hazırlayıcısı oldular. Kıbrıslı Türklerin içinde bulunduğu "izolasyon"u duyurdular ve Avrupa Birliği ülke parlamentolarında bu izolasyon politikalarına son verilmesi gerektiği yönünde kararlar aldırdılar. Alman Yeşiller Başkanı Claudia Roth, tüm ambargoları delerek, partisinin iki Türk kökenli politikacısı Özcan Mutlu ve Bilkay Öney'le birlikte "Ercan Havaalanı"ndan girerek KKTC'yi ziyaret etti. Özcan Mutlu'nun yıllardan beri verdiği mücadele sonuç getirdi. Roth bu ziyaretle, Avrupa'nın en üst düzey politikacılarından biri olarak Kıbrıslı Rumlara ilk kez bu kadar sert bir şekilde "Sizin politikanız artık iflas etmiştir" diyordu. Bu arada ilgilisine bir not aktarayım. Cem Özdemir hiç bir zaman Ercan havaalanından KKTC'ye gitmedi, gidenleride ciddi şekilde eleştirdi.
Kalpler Türkiye için atıyor Bugünlerde, Avrupa'nın Türk kökenli siyasetçileri Türkiye'yi daha yakından tanımak ve "bölgesel sorunlarını" gözlemlemek üzere bir seyahate daha çıkacaklar. Geçen yıl Van'a giden siyasetçilerimiz, önümüzdeki hafta Şanlı Urfa ve Hatay'ı kapsayan bir gezi programı yaptılar. Buraların belediyeleriyle görüşmeler yapacaklar, bulundukları ülkelerin yerel yönetimleriyle nasıl bir "işbirliği" yapabileceklerinin araştırmasını gerçekleştirecekler. Almanya'nın Aşağı Saksonya Eyaleti Meclis üyesi olan Murat Kalmış, bu konuda oldukça becerikli. Türkiye'nin çeşitli illeriyle bağlantılar kuruyor ve Avrupa'daki meslektaşlarını örgütleyerek bu illerle temas kurmalarını sağlıyor. İşte yine Murat Kalmış'ın ön ayak olduğu ve Avrupa'nın bir çok ülkesinde görev yapan Türk kökenli siyasetçilerin katılacağı bir "Anadolu" gezisi yapılacak. Ben, Avrupa'nın herhangi bir ülkesinden seçilmiş olan Türk kökenli siyasetçinin, "Türk milletvekili" olarak görülmesine başından beri karşı çıktım ve o ülkede yaşayan Türkler ile Türkiye'dekilerin bu kişilere "o gözle" bakmasını eleştirdim. Ancak bu kişilerin, Avrupa ülkelerinde yaşayan "Türk kökenli"lere, kendilerinin ya da anne ve babalarının geldiği Türkiye'ye karşı "duyarsız" kalamayacaklarını da hep dile getirdim. Onlar artık hem Avrupa'nın, hem de Türkiye'nin geleceğine emek veren kişiler. İşte bizi sevindiren bu...
www.referansgazetesi.com/haber.aspx?YZR_KOD=145&HBR_KOD=108973




