Yesiller olarak Almanya’da iktidara yürüyoruz
11.04.2011: EuroActiv.com
Almanya’nın en kıdemli Türk milletvekili Özcan Mutlu Almanya’daki politik gelişmeleri Euractiv.com.tr için değerlendirdi. Mutlu, Merkel iktidarının en geç 2013’te sona ereceği görüşünde. Yeşiller oy oranlarını yüzde 28’e yükselttiler. Baden Württemberg’de CDU’yu devirip ilk kez eyalet başbakanı çıkardılar. 2011 eylüldeki Berlin seçiminde anketlere göre birinci parti konumundalar. Mutlu bu başarılı grafiği Yeşillerin samimiyetine, çevre politikasında tutarlılığa ve biraz da Türklere bağlıyor. Mutlu AB üyeliğine tam destek verdiği Türkiye’yi son dönemde basın özgürlüğü konusunda uyarıyor.
Röportaj: Kerem Çalışkan Euractiv.com tr Yayın Yönetmeni
Gectigimiz Cumartesi günü Berlin Yeşiller partisinin kurultayında yüzde 77 oranında destek alıp tekrar milletvekili adayı olan ve Almanya’nın en kıdemli Türkiye kökenli Milletvekili olan Özcan Mutlu ile Almanya´daki son siyasi durumu degerlendirdik. Ekim 1999′dan beri Berlin Eyalet Milletvekili olan Özcan Mutlu, Türkiye-AB ve uyum politikalarında partisi içinde önemli bir rol oynuyor ve partisinin eğitim sözcülügünü sürdürüyor.
Yeşiller Partisi’nin kamuoyu yoklamalarında Federal düzeyde Hristiyan Demokrat Partisi CDU´nun ardından ikinci parti olmasi ve Baskent Berlin’de yüzde 28 gibi bir oran ile SPD önünde birinci parti olarak görünmesinin nedenleri üzerine bir röportaj yaptık.
- Sayın Özcan Mutlu Almanya’dan heyecan verici haberler geliyor. Yeşiller ilk kez birinci parti olma yolunda. Yeşiller’in son başarılarını hangi faktörlere bağlıyorsunuz?
Özcan Mutlu-En son kamuoyu yoklamalarında Almanya genelinde ikinci parti konumunuzdayız. Diğer yandan başkent Berlin´de şu an yüzde 28’lik kamuoyu desteği ile birinci parti durumundayız. 18 Eylül 2011´de Berlin’de gerçekleşecek Eyalet seçimlerinde ilk kez birinci parti olarak Eyalet Başbakanı çıkarma şansımız yüksek. Bu hedef için mücadele ediyoruz. İnsanlar Yesillerin samimi olduklarina inanıyorlar. Örneğin, biz kuruluşumuzdan bu yana nükleer santrallerin kapatilmasini istedik, basta yerleşik partiler bize gülümsediler. Fakat Japonya´daki felaket bizi haklı5 çıkardı ve insanlarin gözünü açtı.
- Önünüzde hangi eyalet seçimleri var? Beklentiler neler?
Özcan Mutlu- Önümüzde Berlin Eyalet secimleri var, hedefimiz Berlin´de birinci parti olup Eyalet başbakanını çıkarmak.
- Berlin’deki bu başarıyı neye borçlusunuz? Berlin’de Yeşiller’in birinci parti olduğu bir hükümet neleri değiştirebilir?
Özcan Mutlu- Bunun birçok sebebi var. Öncellikle Berlin Eyaletinde muhalefette olmamıza rağmen, iktidara birçok konuda önderlik yaptık. Yani iktidar partileri mecliste sunduğumuz birçok öneriyi ve yasa taslağını ister istemez kabul ettiler. Başarımız ayrıca inandırıcı ve samimi olmamızdan kaynaklanıyor. Çevre politikaları, nükleer santrallere karşı yıllardan beridir sürdürdüğümüz kesintisiz mücadele günden güne önem kazanıyor. Seçmenler çevre ve iklim konularına çok önem veriyorlar ve mevcut iktidara bu konularda hiç güvenmiyorlar, bu yüzden puanlarımız her geçen gün artıyor.
- Yeşiller son gelişmeler sonucu nasıl bir parti kimliği haline geliyor?
Özcan Mutlu- Artık ister istemez büyük kitlelerin icinde siyaset yapmamiz gerekiyor. Baden Württemberg Eyaletin´de toplumdaki değişim rüzgarını arkamıza aldık ve iktidara geldik. Almanya tarihinde ilk kez bir Eyalet Basbakani çıkarıyoruz, üstelik 60 yıldır CDU´nun kalesi olan Almanya´nin en zengin eyaletlerinden biri olan Baden-Württemberg´te.
- Almanya’da Merkel dönemi sona erebilir mi?
Özcan Mutlu- Merkel’in genel seçimlere kadar dayanacağını sanmiyorum. Son yılda yapılan tüm seçimleri kayıp etti. Kuzey-Ren-Westfalya Eyaletinde Kırmızı-Yeşil hükümet kuruldu, Hamburg´ta sosyal demokratlar tek başına iktidar geldi, Baden-Württemberg kalesi Yeşllere gitti ve Berlin´de Merkelin partisi marjinal konumda. Bu yüzden Merkel´i zor günler bekliyor. En geç 2013’te Merkel hükümetinin sona ereceğini şimdiden tahmin etmek zor olmasa gerek.
- Sarı-Siyah koalisyon neden seçmene umut vermiyor?
Özcan Mutlu- Çünkü seçim öncesi insanlara verdigi sözleri yerine getirmediler. Halk için çalışmak yerine sermayenin çıkarlarini kolladılar. Hiç gereksiz yere nükleer santrallerin ömrünü uzatmak icin atom santrali isleten büyük şirketlerle anlaşmaya gittiler. İnsanlar haklı olarak hayal kırıklığı yaşıyor.
- FDP neden bu kadar başarısız?
Özcan Mutlu- FDP partisinin son Federal Parlamento secimlerindeki başarısı tarihi bir kaza sanırım. İnsanlar Büyük koalisyonun devam etmesini istemedi ve Merkel´in Başbakanlığı ancak FDP ile mümkündü. Bu yüzden CDU seçmenlerinin büyük bir kısmı seçim sisteminin verdigi imkandan yararlanip iki oyundan bir oyunu FDP´ye verdi ve böylece suni bir sekilde FDP´ye seçim zaferi sağladğ. Simdi ise insanlar lobicilerin partisini seçtikleri anladılar ve yaptıkları hatadan dolayı pişmanlık yaşıyorlar.
- Yeşiller Almanya çapındaki genel seçimlerde hangi oranı hedefliyor? İktidar ortağı olabilir mi?
Özcan Mutlu- En geç 2013´de gerçeklesecek genel secimde iktidara geleceğimize kesin gözüyle bakıyorum. Biz artık kücük koalisyon ortağı değil, birinci parti olmayı hedefliyoruz!
- Yeşiller’in Türkiye’nin AB üyeliği konusunda net bir politikası var mı?
Özcan Mutlu- Biz daima Türkiye´nin Avrupa Birligi üyeligini savunduk! Fakat zaman zaman dost acı söyler misali var olan sorunlara parmak bastık. Bugünlerde Türkiye´de basın ve fikir özgürlüğü tehlike altında, buna sessiz kalmamız bir dosta yakışmaz. Daha evvel insan hakları, işkence gibi sorunların çözülmesini talep ettik daima. Yeşiller olarak çifte standartlarda karşıyız tabii ki. Edirne´den Şırnak´a, Samsun´dan Mersin´e kadar Kopenhag kriterlerini uygulayan Türkiye tabii ki AB´de yerini almalıdır ve alacaktır!
- Yeşil ekonomi krizden sonra Yeşillerin en önemli politik kozu gibi görünüyor. Ekonomi alanında neler öneriyorsunuz?
Özcan Mutlu- Bizim çevre ve iklim politikalarımız ekonomi ve sanayi politikalarıyla çelişmiyor. Bizim programımız uygulandığı takdirde, yani nükleer ve kömür santrallerinden feragat edip yenilenebilir enerji kaynaklarına ve teknolojilerine yöneldiğimiz durumda yaklaşık 1 milyon insana istihdam yaratmış oluyoruz. Diğer yandan bu teknolojileri dünya pazarına sunup ekonomik gücümüzü arttırıyoruz. Asıl hedefimiz tabii ki doğayı ve insanların ve başka canlıların yasama alanlarını korumak. 1998 ile 2005 arası iktidar dönemimizde örneğin yenilenebilir enerji programlarımızla yaklaşık 350 bin insana iş alanı yarattık ve enerji pastasındaki yenilenebilir enerjinin payı bizim yaptığımız çalışmalar sonucu %3’ten %17’e çıktı. Böylece karbondioksit üretimini de ciddi boyutta düşürdük. Bu yöndeki çalışmalarımız devam edecek.
- Berlin’de Türkiye kökenli seçmen ve partililerin ve göçmen politikalarınızın bu atılımdaki rolünü nasıl görüyorsunuz?
Özcan Mutlu- Göçmen ve uyum politikalarında gerçekçi ve tek samimi partiyiz diyebilirim. İlk Türkiye kökenli Federal Meclis Milletvekili, ilk Türkiye kökenli AP-Milletvekili bizden çıktı. Şu anda partimizin eş başkanlarından biri Türk kökenli. Tüm meclislerde 28 Türkiye kökenli milletvekili var ve bunların yüzde 30’u Yeşiller Partisi’nden. Bu yüzden bu konularda Türkiyeli seçmenlerin desteği ve önemi büyük! Partinin Türkiye-AB konularındaki gelişmesinin çoğunlukla bu Türkiye kökenli Milletvekilleri sayesinde olduğu söylenebilir. SPD ise ilk önce merkezci mi yoksa sol ve sosyal bir parti mi ona karar vermeli. Her yeni Genel Başkan partiyi başka bir yöne çekiyor, bu ise güvensizliğe yol açıyor. İktidar çok kötü olmasına rağmen, sosyal alanda az gelirli ailelerin dertlerine derman olmak yerine sorunu daha da büyütmelerine rağmen, SPD bunu kendi lehine çeviremiyor, çünkü çizgisi belli değil, bu da güvensizliğe yol açıyor.
Alman sosyal demokrasisinin bir göç politikası olduğu da söylenemez, yoksa Sarrazin gibi ırkçılar ve Buschkowski gibi bir sağcı Belediye Başkanı SPD üyesi olamazdı. Ayrıca SPD, CDU ile koalisyonda iken her türlü rezaleti kabul etti. Gelin vizesi, Almanca testleri, vatandaşlığa geçişin zorlaşması SPD hükümeti döneminde oldu.
- Türkiye’de de yeni yeni sesi duyulmaya başlayan çevreci ve yeşil hareketler var. Berlin’deki ve Almanya’daki Yeşillerin gelişiminden Türkiye’deki yeşiller hangi dersleri çıkarmalı?
Özcan Mutlu- Türkiye’de doğanın katledilmesine ve insanların sağlığı yanlış çevre politikaları sonucu zehirlenmesine rağmen maalesef insanlarda yeterince çevre bilinci yok. Doğa yok olursa insanların yaşam ortamının da yok olacağını halk hala kavramış değil.
HES’ler doğayı katlediyor, ormanlar yok ediliyor, kimyasal atıklar insanları zehirliyor fakat Türkiye Yesilleri ve Greenpeace ile bir kaç kurulus haricinde pek kimseden çıt çıkmıyor. Bunun anlaşılması mümkün değil. Bu çevre bilinçsizliğinden dolayı Türkiye’de var olan Yeşiller Partisi yeterince desteklenmiyor, oysa Yeşiller Partisi Türkiye’de çok önemli bir gereksinim. Bu gerçek er ya da geç Türkiye’de de anlaşılacaktır, bundan şüphem yok. Bu yüzden „Anadolu´yu vermem“ gibi girisimler beni umutlandiriyor.
Biz, Almanya Yeşilleri 30 yıl evvel kurulduğumuzda birçok siyasetçi bize gülmüştü, bugün iktidara yürüyoruz. Azimli ve yılmadan çalışarak, sokaklarda, meydanlarda insanlara kendimizi ve politikalarımızı anlata anlata bu günlere geldik. Bu potansiyelin Türkiye’de de var olduğuna inanıyorum.




